Yeni İlköğretim Müfredatı

Yeni İlköğretim Müfredatı

 

Bilindiği gibi 2004--2005 öğretim yılının başında yeni ilköğretim müfredatı değiştirilmiş, altı il ve 100 pilot okulda uygulanmaya başlanmıştır.Yeni ilköğretim müfredatı, resmi olarak bütün okullarda uygulanmaya ve yeni programa göre yazdırılan ders kitapları okutulmaya başlanmıştır.

Yeni İlköğretim Müfredatının Felsefesi:

Bakanlık tarafından yapılan çeşitli açıklamalarda yeni müfredatın, küreselleşme ve teknolojik gelişmeye uygun, ülkesel gerçeklere duyarlı, birey eğitiminde itici bir güç olacağı ileri sürülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, yeni ilköğretim müfredatının hazırlanmasının gerekçesini şöyle ifade etmiştir:Önceki eğitim sistemi "ezberci", "doğrusal", "öğretmen merkezli", "çağın gerisinde", "öğrenmeyi öğretmeyen", "tekçi", "kaba indirgemeci", "katı davranışçı" vs. idi. Halbuki Bakanlığa göre, yeni eğitim sistemi "olasılıkçı", "çok yönlü nedensellikçi", "eğilimsel", "akışkan ve değişken" olmalıydı. Bunun için de eğitim "reform"dan geçirilmeliydi. Bu "reform", Newton eleştirisi üzerinden, Kuantum felsefesi temelinde kurulmuştur. Buna göre, Kuantum fiziği, kaos matematiği, evrimci biyoloji, sinirbilim ve sistem teorileri alanlarındaki buluş ve ilerlemeler, doğal dünya ve insanın öğrenmesi ile ilgili görüşleri değiştirmiştir.Yani evren, mekanik bir saat düzeneği gibi işlemiyor ve bu şekilde anlaşılamazdı. Bakanlığa göre, "beyin, programlanabilir bir bilgisayar olamaz, öğrenme diye de bilgi üst üstte yığılamazdı". Bunun yerine, öğrenme süreci, akışkan, eğilimsel ve değişken olmalıydı. Yeni ilköğretim müfredatında esas alınan Kuantumcu paradigma çerçevesinde, sadece "siyah-beyaz seçenekler" üzerinde durulmayacak, grinin tonlarına da fırsat tanınacaktır. Kuantum fiziğine göre hiçbir şey kesin değildir, o halde olasılıkçılık baz alınmalıdır. Bu düşünceyle aslında, bir bilme ve bilgi tipi ve yöntemi olarak Bakanlık tarafından dine yer açma kaygısı güdülmektedir. Yine Bakanlığın iddiasına göre, Newtoncu mekanik paradigmaya dayalı öğretim modellerinde, "ne uyumlu, sistematik ve sürdürülebilir bir öğrenme, ne de tutarlı bir birey" söz konusuydu. Kuantum felsefesine dayanarak, belirsizlik ilkesi ve olasılıkçılık öne alınmaktadır. Yani, eğitimde "Kartezyen düşünceye özgü, bütünün parçalara ayrılması, ayrılarak analiz edilmesi ve katı neden-sonuç ilişkisi kurulması, eğitimde ezberci, doğrusal ve öğretmen merkezli bir sisteme yol açmaktadır" denilmektedir. Yine Bakanlık; "esnek ve sorgulayıcı, performansı değerlendiren, öğrenciyi merkeze alan, zekayı çoklu şekilde algılayan bir eğitim sistemi için müfredat yenilenmelidir" gerekçesini öne çıkarmıştır.

Felsefesi yukarıda genel olarak belirtilen yeni ilköğretim müfredatı, "Sosyal Bilgiler", "Hayat Bilgisi", "Türkçe", "Matematik" ve "Fen Bilgisi ve Teknoloji" ders alanlarında "yenilenmiştir".

Yorum Yaz